Göçle taşınan Türk lezzetleri Almanya’nın mutfak alışkanlıklarına yerleşti
Özet haber: Türkiye ile Almanya arasındaki iş gücü anlaşmasının üzerinden geçen 65 yılda dönerden kısıra, mezelerden böreğe kadar çok sayıda Türk ürünü ülkenin günlük yeme içme kültürünün parçası oldu.

Almanya’nın savaş sonrası kalkınma döneminde duyduğu iş gücü ihtiyacı, 1955’ten itibaren farklı ülkelerle yapılan anlaşmalarla karşılanmaya çalışıldı. Türkiye bu sürece 30 Ekim 1961’de dahil oldu. Başlangıçta geçici olarak gelen çalışanların önemli bölümü ülkede kaldı ve ailelerini de yanlarına getirdi. Bugün Almanya’da 2,6 ile 3,2 milyon arasında Türkiye kökenli Türk, Kürt, Arap, Rum, Süryani, Ermeni ve Alevi bulunduğu tahmin ediliyor.
Bu toplulukların taşıdığı yemek kültürü, ülkenin farklı bölgelerinde görünür hale geldi. En küçük yerleşimlerde bile dönerciler bulunurken büyük kentlerde kebapçıların yanı sıra çiğ köfteciler, Türk marketleri, manavlar, baklavacılar ve börekçiler faaliyet gösteriyor. Kısır ile mercimek köftesi marketlerin salata bölümlerine, simit ve börek ise fırın reyonlarına girdi. Bazı marketler menemen, mantı ve pilav tariflerini sosyal medya üzerinden paylaşıyor.
2006’dan bu yana Almanca konuşan kitleye Türk yemeklerini tanıtan KochDichTürkisch platformunun kurucusu Orkide Tançgil, geçmişte kısır, ayran ve Türk kahvesi için Almanca tek bir tarif dahi bulunmadığını belirtiyor. Tançgil’e göre kısır artık Alman süpermarketlerinde hazır ve taşınabilir ürün olarak satılıyor; mezeler de ekmekle tüketilen geleneksel Alman akşam yemekleriyle benzerlikleri sayesinde ilgi görüyor.
Biber ezmesi, haydari, patlıcan ezmesi, fava ve humusun yanı sıra börek de indirim marketleri ile fırınlarda yer buluyor. Tançgil, ürünlerin kalitesinin her zaman aynı düzeyde olmadığını ancak beyaz peynir, sucuk, pide, mercimek çorbası ve çiğ köfte gibi seçeneklerin yaygınlaşmasının Türk mutfağına yönelik ilgiyi gösterdiğini ifade ediyor.
Kaynak: DW Türkçe




