ABD ile Birleşik Krallık arasındaki istihbarat bağı yeni tartışmalarla sınanıyor
Özet haber: Eski CIA analisti ve casusluk romanı yazarı David McCloskey, yeni kitabında Washington ile Londra arasındaki “özel ilişkinin” istihbarat işbirliği üzerinden çöküşünü kurguluyor. Son gelişmeler, bu senaryonun güncel karşılıklarını gündeme taşıdı.
ABD ile Birleşik Krallık arasında tarih, kültür ve ortak dil üzerine kurulan siyasi bağların Donald Trump’ın “Önce Amerika” politikası döneminde ciddi baskı altında olduğu değerlendiriliyor. Trump’ın geleneksel ittifakları ve diplomatik teamülleri geri plana itmesi, iki ülke arasındaki yakınlığın zayıfladığı yönündeki kaygıları artırıyor.
Son bir ayda Trump’ın Falkland Adaları anlaşmazlığında İngiltere’ye yönelik fiilî Amerikan desteğini bırakmayı açıkça değerlendirmesi ve birleşik İrlanda fikrini olumlu karşılaması, ilişkilerdeki gerilimi görünür kıldı. Geçen hafta sonu ise İran’a ait dronların hedef alabileceğine ilişkin istihbaratın ardından, RAF Fairford’daki 12 B-1 bombardıman uçağı ABD yönetimi tarafından hızla geri çekildi.
İstihbarat paylaşımı, iki ülke arasındaki özel ilişkinin en belirgin unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. McCloskey, “London Station” adlı romanında, Trump benzeri bir CIA yöneticisinin MI6’yı küçümsemesi ve İngiliz kurumunu “asalaklar” ile “cepçiler” diye nitelemesi üzerinden işbirliğinin felaketle sonuçlanabilecek biçimde dağılmasını anlatıyor.
McCloskey’ye göre ABD ile İngiltere arasındaki görüş ayrılıkları Rusya’nın Ukrayna savaşı ve Trump’ın İran’a yönelik saldırı kararı gibi başlıklarda belirginleşti. Eski CIA analisti, iki ülke arasında daha fazla ayrışma yaşanan bir döneme girildiğini ve bu jeopolitik eğilimin “oldukça alarm verici” olduğunu söyledi.
Kaynak: The Guardian
