Netanyahu'nun Fas kökenli rakibi: Gadi Eisenkot
Özet haber: İsrail'de halk bugün sandık başında. Netanyahu'nun en önemli rakibi Gadi Eisenkot, Sderot gibi bölgelerde Fas kökenlerini öne çıkarıyor. Peki kazanabilecek mi?

İsrail'in batısındaki Sderot kentinin dış mahallelerine trenle gelenleri parti reklamları karşılıyor.
Seçim afişlerinde sağcı Likud ile aşırı sağcı Otzma Yehudit (Yahudi Gücü) partileri göze çarpıyor. Ancak bir afiş diğerlerinden çok daha fazla dikkat çekiyor: Liberal Yashar Partisi'nin afişi.
Afişteki "Rosh Memshala Dialna" sloganı, İbranice "başbakan" ifadesi ile Fas Arapçasında "bizden biri" anlamına gelen kelimeleri bir araya getiriyor.
İsrail'de bugünkü seçimlerde "Bibi" lakaplı Benyamin Netanyahu'nun en güçlü rakibi İsrail Eski Genelkurmay Başkanı olan ve oğlunu Gazze'deki çatışmalarda kaybeden Eisonkot, Netanyahu'ya karşı anketlerde az farkla önde görünüyor.
Gözlemcilere göre Eisenkot, sadece hayal kırıklığı içindeki seçmenleri değil, laikler ve dindarlar da dahil olmak üzere geniş bir seçmen yelpazesini kendine çekiyor.
Negev Çölü'nde, Tel Aviv'in yaklaşık 75 kilometre güneyinde ve Gazze sınırına yalnızca bir kilometre uzaklıkta bulunan Sderot, büyük bir Fas Yahudisi topluluğuna ev sahipliği yapıyor. Kent son yıllarda İsrail'deki Fas Yahudisi kültürünün simgelerinden biri hâline geldi. Bu kültür, müzikten sinemaya ve devlet siyasetine kadar birçok alanda kendini gösteriyor.
Sderot tarihsel olarak İsrail sağının ve özellikle Başbakan Benyamin Netanyahu'nun Likud Partisi'nin kalelerinden biri kabul ediliyor. Likud, 2022 seçimlerinde ülke genelinde yüzde 23 oy alırken Sderot'ta yüzde 40'ın üzerine çıktı. İsrail'in aşırı sağcı koalisyonundaki diğer partiler de son seçimde kentte yüksek destek aldı.
Bu tablo, İsrail'de Avrupa kökenli Aşkenaz Yahudileri ile Ortadoğu ve Kuzey Afrika kökenli Yahudiler olan Mizrahiler arasındaki derin tarihsel ayrışmayı yansıtıyor. Tahminlere göre İsrail'deki Yahudi nüfusunun yaklaşık yarısı, yani 4 milyon kadarı Mizrahi kökenli.
Mizrahi Yahudileri, İsrail devletinin ilk yıllarından itibaren ayrımcılık ve ihmalle karşı karşıya kaldı. Bu eşitsizlik bugün de İsrail'in ekonomik ve toplumsal gerçekliğini, dolayısıyla siyasi tartışmaları şekillendiriyor.
Konu 2026 seçim kampanyasında özel bir önem kazandı. Netanyahu'nun en önemli rakiplerinden Eisenkot, Fas kökenli ve Kuzey Afrika kökenli Yahudi nüfusunun yoğun olduğu Eilat'ta büyüdü. Eisenkot'un Yashar Partisi, Likud'u kendi Mizrahi siyasetçilerini geri planda tutmakla suçladı.
DW'ye konuşan Fas doğumlu İsrailli gazeteci ve eski milletvekili Daniel Ben-Simon, Eisenkot'un Fas Arapçasında "bizden biri" anlamına gelen "Dialna" sözcüğünü sahiplenmesi için şöyle diyor:
"İnsanlar 'Dialna' gibi ifadeleri gururla kullanmıyor."
Ben-Simon'a göre İsrail toplumu uzun yıllar Kuzey Afrika Yahudilerinin Arap kimliğini silmeye çalıştı. Eisenkot'un kimliğini sahiplenmesi ise toplumun çizdiği çerçevenin dışına çıkmanın bir yolu olarak görülüyor. Ben-Simon şu değerlendirmeyi yapıyor:
"Böyle bir ifade kullandığınızda yeni bir kimlik oluşturuyorsunuz: İsrail-Fas kimliği. Eisenkot, bu ikili kimliğin ifade edilmesine ve buna rağmen kişinin kendisini hâlâ evinde hissetmesine izin veren ilk kişi."
İsrail'in kuruluşunun ardından yönetici kadroları büyük ölçüde Aşkenazlardan oluşan sosyalist Mapai Partisi, Mizrahilere karşı ayrımcı politikalar izledi. Mizrahilerden çoğu zaman kendi kültürlerini, miraslarını veya Arapça dillerini korumak yerine "Avrupalılaşmaları" beklendi.
Bu eşitsizlikler maddi koşullarda da kendini gösterdi. Devletin ilk yıllarında Avrupa'dan gelen göçmenlere çoğu zaman daha iyi konutlar ve işler sağlanırken Arapça konuşulan ülkelerden gelen birçok Yahudi, çoğunlukla altyapının çok sınırlı olduğu uzak bölgelerdeki "maabarot" adı verilen geçici göçmen kamplarına gönderildi. Bu yerlerin birçoğu daha sonra "kalkınma kentleri" hâline geldi ancak İsrail'in merkez bölgelerine kıyasla daha az kaynak aldı. Bunun sonucu da yoksulluk oldu. Ülkenin güneyindeki Sderot bu kalkınma kentlerinden biri.
Birçok Mizrahi açısından iş, eğitim ve altyapıya sınırlı erişim, Mapai düzeni tarafından uzun süre dışlanmanın simgesi hâline geldi. 1973'te sağcı bir ittifak olarak kurulan Likud, Menahem Begin liderliğinde bu hoşnutsuzluğu etkili biçimde kullandı. Mizrahilerin Begin'e verdiği destek, Likud'un ilk kez sosyalist blok karşısında seçim kazanarak iktidara geldiği ve "Mahapach", yani "büyük değişim" olarak anılan siyasi dönüşümde belirleyici oldu.
O tarihten bu yana Mizrahiler çoğu zaman Likud ile özdeşleştirildi. Buna rağmen partinin bugüne kadar Mizrahi kökenli bir lideri olmadı.
Sderot'un Gazze'ye yakınlığı kenti son 20 yılda Hamas'ın düzenlediği roket saldırılarının hedefi hâline getirdi. Hamas öncülüğünde 7 Ekim 2023'te düzenlenen saldırılarda Sderot da ağır darbe aldı. Kentte 50'den fazla kişi hayatını kaybetti.
Saldırıdan sonraki üç yılda ise Sderot'un nüfusu yaklaşık 5 bin artarak 40 bine ulaştı. İdeolojik nedenlerin yanı sıra devletin sunduğu teşviklerden yararlanan çok sayıda genç kente yerleşti.
Kentte dolaşırken "ulusal-dindar" olarak tanımlanan kesimin giderek daha baskın hâle geldiğini fark etmemek zor. Bu kesim çoğunlukla Bezalel Smotriç'in aşırı sağcı Dini Siyonizm Partisi'ne oy veriyor. Parti, Netanyahu'nun koalisyonunun başlıca ortaklarından.
Smotriç'e ve partisine verilen oylar fiilen Netanyahu blokuna gitse de Başbakan'ın Likud Partisi Sderot'ta doğrudan oy kaybedebilir.
Ben-Simon'a göre Eisenkot'un olası seçim zaferi ise Fas Yahudilerinin kimliğinin yeniden şekillenmesinde bir fırsat olabilir:
"Eisenkot'un kazanması halinde Sderot gibi kentlerin Fas kökenleriyle olan bağı daha da güçlenecektir."
Kaynak: DW Türkçe





