Türkiye'de üretilen sahte Glock tabancalar Almanya'ya akıyor
Özet haber: Almanya'da son yıllarda organize suç çetelerine yönelik operasyonlarda Türkiye'de üretildiği anlaşılan çok sayıda silah ele geçirildi. Türk çeteleri ve Türkiye üretimi kaçak silahlar polisin radarında.

"Bavyera eyaletinde bir kontrol sırasında polis, TIR römorküne gizlenmiş Türkiye menşeli 119 adet Glock marka silah ele geçirdi. Kriminal teknik raporuna göre, bu silahların tamamı, Avusturyalı Glock şirketinin logosunu taşıyan yasa dışı üretilmiş taklitler.
Mart 2025'te yaşanan bu olay son dönemde sık sık tekrarlıyor.
Federal Emniyet Teşkilatının (BKA) 2025 raporu, Almanya'da silahla işlenmiş suçların son beş yılın en yüksek seviyesinde olduğunu gösteriyor. 2024'ten beri Türkiye'de üretilmiş sahte silah kaçakçılığında da artış görüldüğü bildiriliyor.
Bu yeni fenomene ilişkin dikkat çekici vakalardan biri Berlin'de kayıtlara geçti. Başkentte Haziran 2024'te polisin "Türkiye Operasyonu" adıyla düzenlediği baskınlarda çok sayıda silah yakalandı. Yürütülen soruşturmada Türk vatandaşı veya Türkiye kökenli sekiz şüpheli 339 adet yarı otomatik ve tam otomatik ateşli silahın ticareti yapmakla suçlandı. İddianameye göre, Türkiye'de seri şekilde üretilen ve aralarında Glock taklitlerinin de bulunduğu silahlar Hollanda üzerinden Almanya'ya getirildi. Bu vaka, seri kaçak üretim, somut tedarik güzergâhı ve uluslararası boyutu açısından dikkat çekti.
Bir diğer büyük olay da Türkiye, Almanya, Hollanda ve Fransa arasında faaliyet yürüten bir çetenin ortaya çıkarılması oldu. Bu vakada Mayıs 2025'te Hollanda sınırından Almanya'ya giriş yapan şüphelinin cep telefonunda dikkat çekici bir görüntü tespit edildi. Telefondaki teknik incelemede, söz konusu görüntüde silah kaçakçılığına ilişkin ipuçları vardı. Önce geldiği ülkeye iade edilen, daha sonra Almanya'da Wuppertal kentinde ikamet ettiği bilindiği için oraya gitmesine kesin gözüyle bakılan zanlı izlenerek yakalandı.
İlerleyen süreçte, dört kişi ile birlikte Glock model silahlara benzeyen ancak gerçekte Türkiye'deki yasa dışı silah atölyelerinde üretildiği tahmin edilen tabanca ve benzeri ateşli silahların ticaretini yapmakla suçlandı. Bu vakada çeteyi takip eden polis, silah satışı için bağlantıya geçen aracıyla satıcı arasındaki bir konuşmayı da dinledi. Burada aracının "Almanya'ya savaş mı ilan edeceksin?" sorusuna verdiği, "Zaten savaştayız" yanıtı kayıtlara geçti. Polise göre çete, takip edilen dönemde Almanya'ya en az 100 adet silah soktu ve Türkiye'deki aracılara 70 silah daha sipariş etti.
8 Eylül 2026'da da Köln ve Wuppertal'de düzenlenen operasyonlarda beşi Türk yedi kişi gözaltına alındı. Bu operasyonda sadece ilk aramada 165 yarı otomatik tabanca ele geçirildiği açıklandı. Bunlar da yine Glock marka silahların kaçak şekilde üretilmiş taklitleriydi.
8 Ekim'de düzenlenen operasyon ise çok daha kapsamlıydı. Polisin 16 şüpheliye yönelik operasyonunda 35 noktada arama yapıldı. Almanya'da yedi, İspanya'da üç şüpheli gözaltına alındı. Yine ateşli silahlar, nakit para, uyuşturucu maddeler ve dijital delillerin de aralarında bulunduğu materyaller ele geçirildi. Köln ve Düsseldorf savcılıkları, gruba "büyük miktarda yasa dışı silahın ticaretini yapmak" suçlaması yöneltiyor. Bu olayda da silahların büyük bölümünün Türkiye'de yasa dışı olarak üretildiği ve yasal nakliye altyapısı üzerinden kaçak şekilde Almanya'ya sokulduğu belirtildi.
Federal Emniyet Teşkilatı (BKA), Almanya'da artan bu vakalarla ilgili DW Türkçe'nin sorularını yanıtladı. BKA, organize suç çetelerinin uyuşturucu ve benzeri suçlarına eşlik eden kaçak silah ticaretinde, 2024'ten bu yana Türkiye'de seri şekilde üretilmiş silahların dikkat çeken yeni bir fenomen olduğunu belirtti.
BKA'nın verdiği bilgilere göre, silahlar genelde yasal kara yolu üzerinden kaçak şekilde Avrupa'ya sokuluyor ve suç şebekelerine satılıyor.
Emniyet birimlerini endişelendiren ise bu fenomende yaşanan artışın yanı sıra silah ticaretinin sadece gelir kaynaklı olmadığına dair ipuçları. Özellikle Wuppertal kentindeki operasyonda ele geçirilen silahlar, büyük mühimmat stokları, balistik koruyucu yelekler dışında "Biz zaten savaştayız!" şeklindeki ses kaydı, genel olarak Alman devletinin hedef alınması şeklinde yorumlanıyor.
BKA açıklamasında "Bu silahlarda çoğu zaman üretici damgası, seri numaraları veya orijinalindeki yazılar var ve dış görünüşleri itibarıyla yasal olarak üretilmiş ateşli silahlardan ayırt edilmeleri oldukça güç" tespitine yer verdi. Birçok vakada silahların kaynak ülkesinin Türkiye olduğuna işaret eden BKA, "Görünüşe göre burada (Türkiye'de) profesyonel üretim tesisleri ve yapıları ile endüstriyel üretim yöntemlerinden yararlanılarak yasa dışı biçimde üretiliyor" dedi.
BKA ayrıca Türkiye'de üretilen kurusıkı silahların da modifiye edilerek tam işler hâle getirilmiş olarak Almanya'ya sokulduğunu ifade ediyor. En son Köln ve İspanya merkezli olduğu belirtilen çeteye yönelik operasyonun ardından yapılan basın toplantısında, saniyede 17 kurşun ateşleyen ve makineli silahlara benzer hâle getirilmiş modifiye kurusıkı tabancalar yakalandığı açıklandı. BKA, bunun da son yıllarda artan yeni bir fenomen olduğunu kaydediyor.
BKA ayrıca bu gelişmelerin sadece Almanya'da değil Avrupa'da da arttığını aktararak Europol ve diğer Avrupa ülkeleriyle yoğun bilgi alışverişi yapıldığını belirtti.
BKA, son yıllarda artan seri şekilde üretilmiş kaçak silah ticaretinde Almanya'nın hem transit ülke hem de hedef pazarlardan biri hâline geldiğine dikkat çekti. Geçen yıl ortaya çıkarılan 10 büyük organize suç çetesinin üçünde Almanların, üçünde de Türklerin kontrolü elinde tuttuğu, geri kalanında ise Balkan ülkeleriyle Suriyelilerin ağırlık oluşturduğu açıklanmıştı.
Bazı yeni nesil Türk organize suç çetelerinin faaliyetlerini Avrupa ülkelerinde son yıllarda artırmaya başladığı gözlemleniyor.
Alman Bild gazetesi, 8 Ekim'deki büyük operasyon kapsamında İspanya'da yakalanan Ali S.'nin Daltonlar grubunun Kuzey Ren-Vestfalya sorumlusu olduğunu yazdı. Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan ve yurt dışına kaçan, birkaç yıl önce ise yasal yoldan Almanya'ya giriş yapan ancak sahte Bosna pasaportu kullandığı saptanan Ali S.'nin, Köln'de silah ve uyuşturucu ticareti için kullandığı kafenin bulunduğu sokakta Ağustos'ta çıkan ve iki kişinin bıçaklandığı olay sonrası İspanya'ya kaçtığı belirtildi.
Son yıllarda Almanya'da başta Berlin, Bavyera ve Hessen eyaletleri ile Kuzey Ren-Vestfalya'da çok sayıda silahlı saldırı düzenleniyor. Polis bültenlerinde sadece bu ayın başından beri kayda geçen en az 20 benzer vaka dikkat çekiyor.
Köln'de lüks saatler satan şehir merkezindeki bir mağaza geçen hafta üçüncü kez tarandı. Şubat-Ağustos aylarında Kuzey Ren-Vestfalya'da polisin "Gen Z Türk çeteleri" olarak nitelenen organize suç gruplarının hanesine yazılan en az 20 silahlı saldırının kayda geçtiği, benzer saldırıların da aynı gruplar tarafından düzenlenip düzenlemediğinin incelendiği belirtilmişti.
DW Türkçe, Almanya ve İspanya bağlantılı olduğu belirtilen suç çetesine yönelik operasyonun medya tarafından öne sürüldüğü gibi Daltonlar bağlantısı olup olmadığını sordu. Köln Başsavcılığı, soruşturmanın çok yönlü yürütüldüğünü, henüz bu konuda açıklama yapılamayacağını belirtti.
Öte yandan söz konusu vakada hakkında soruşturma yürütülen 16 şüphelinin çoğunun Türkiye kökenli olduğu ve soruşturma için "Glock" adlı özel masa kurulduğu belirtildi.
Başsavcılık, söz konusu uluslararası çeteye yönelik operasyonda çok sayıda dijital materyal, yedi kilodan fazla kokain, 10 kilodan fazla sentetik uyuşturucu madde ve çok sayıda silah ele geçirildiğini belirtirken silahların tamamının bu vakada da "Glock" tipi olduğu ve hepsinin "tümüyle sahte" olarak nitelenen, orijinaline çok benzer taklitlerden oluştuğu bilgisi verildi. Savcılık süren soruşturma nedeniyle daha fazla detay veremeyeceğini belirtti.
BKA ise DW Türkçe'ye açıklamasında, yeni nesil Türk organize suç çetelerinin dahil olduğu ve ateşli silahların kullanıldığı şiddet suçlarında son altı ay ile bir yıl içinde artış saptandığına işaret etti. Bunların özellikle Türkiye kökenli nüfusun yoğun olduğu kentlerde, Türkiye kökenlilere ait orta ölçekli işletmeleri hedef alan, ateşli silah veya yanıcı maddelerin kullanıldığı, haraç amaçlı tehdit ve şantaj vakaları olduğunu kaydetti.
BKA, yasa dışı silah ticareti, bu silahların yayılması ve erişilebilirliğinin artmasının kamu güvenliğine yönelik tehlikeyi büyüttüğünü vurguladı.
Kaynak: DW Türkçe





