Uluslararası havacılık: Almanya'nın önemi azalırken, Türkiye ve Körfez ülkelerinin ağırlığı artıyor.
Özet haber: Almanya'nın uluslararası hava taşımacılığındaki stratejik konumunu kaybetmekte olduğunu gözler önüne seren bir rapor, Türkiye ve Körfez bölgesinin öneminin giderek arttığına dikkat çekiyor.
Almanya, uluslararası havacılıkta stratejik konumunu kaybederken, Türkiye ve Körfez ülkelerinin önemi giderek artıyor.
Bu saptama, Alman Havayolu Taşımacılığı Endüstrisi Birliği (BDL) ile Alman Havacılık ve Uzay Merkezi'nin (DLR) ilk kez sektörün durumunu mercek altına aldıkları ve Pazartesi günü yayımlanan raporda yer alıyor.
Raporda, Almanya'dan diğer ülkelere gerçekleştirilen uçuşların ve yurtdışından Almanya'ya gerçekleştirilen seferlerin ciddi boyutta pahalılaştığına, 2010-2024 yılları arasında uçak bilet fiyatlarının iki katına çıktığına dikkat çekiliyor.
Buna göre ortalama bilet fiyatı 2010'da yaklaşık 150 euronun biraz altındayken 2024'te yaklaşık 300 euroya yükseldi. Raporda bunun nedenleri de şöyle sıralanıyor: Hava ulaşım vergisi, hava güvenliği harçları ve hava trafik kontrol ücretleri gibi devlet vergi ve harçları ile hava yolu şirketlerinin personel ve işletme maliyetlerindeki keskin artışlar.
Raporu değerlendiren BDL Genel Müdürü Joachim Lang, Almanya'nın hava taşımacılığındaki stratejik konumunu kaybetmekte olduğunu söyledi.
"Rapor, Almanya'nın uluslararası hava taşımacılığından yavaş yavaş kopmakta olduğunu gösteriyor" uyarısını yapan Lang, "Aktarmalı uçuşlar, uçuş bağlantıları iptal ediliyor, yolcular ve kargo Avrupa dışındaki aktarma merkezlerine yöneliyor" bilgisini aktardı, bunun bir ihracat ülkesi olan Almanya için ciddi bir sorun olduğunu da sözlerine ekledi.
Rapora göre kıtalararası hava trafiğinde, 2010'dan bu yana aktarmalı uçuş tercihleri ve transit merkezlerinde belirgin değişimler yaşanıyor.
Paylaşılan verilere göre uzun mesafeli uçuşlarda Avrupa Birliği (AB) dışındaki aktarma merkezlerinin, özellikle de Türkiye ve Körfez bölgesinin önemi arttı.
Örneğin, Almanya ile Uzak Doğu ve Güneydoğu Asya arasındaki uçuşlarda, AB dışı aktarma merkezleri üzerinden yapılan bağlantılı uçuşların payı yüzde 34'ten yüzde 54'e yükseldi.
Almanya'daki aktarma merkezlerinden yapılan aktarmalı uçuşlar ise yüzde 56'dan yüzde 36'ya düştü.
Afrika'ya hava taşımacılığında da benzer gelişmeler yaşanıyor.
Alman havacılık lobisi, uzun süredir Türkiye ve Körfez ülkelerinin havayolu şirketlerine sağladıkları devlet desteğine ve bunun bu şirketlere sağladığı avantaja dikkat çekerek tepki gösteriyor.
BDL ve DLR'in raporunda, AB çevre düzenlemelerinin Alman havayollarına yüklediği yüksek maliyetlere de dikkat çekiliyor.
AB Emisyon Ticaret Sistemi’ne göre Avrupalı havayolu şirketleri, yolcuları kendi aktarma merkezlerine ulaştıran bağlantı uçuşlarının emisyonları için de tahsisat satın almak zorunda.
Oysa Avrupa dışındaki aktarma merkezlerine yapılan bağlantı uçuşlarında böyle bir zorunluluk yok.
Raporda bunun Avrupalı şirketleri rekabet açısından dezavantajlı konuma düşürdüğü kaydediliyor.
BDL Genel Müdürü Joachim Lang, "Tüm rakipler için aynı koşulların geçerli olması ve iklim düzenlemelerinde eşit şartların sağlanması için işletme maliyetlerinin düşürülmesi gerekiyor" dedi.
Raporda ayrıca 2024'te yaklaşık 536 bin 900 kişinin doğrudan ya da dolaylı olarak havacılıkla bağlantılı işlerde çalıştığı belirtiliyor. Havacılık taşımacılığı ve havacılık sanayisi, Almanya'da 58 milyar 400 milyon euro brüt katma değer yarattı. Böylece sektör, ülkenin gayrisafi yurt içi hasılasının yaklaşık yüzde 1,3'ünü oluşturdu.
Kaynak: DW Türkçe