Demokratların zaferi, Trump'ın hezimeti: Sağ popülist dalga kırıldı
Özet haber: Demokratların ABD ara seçimlerinde Cumhuriyetçileri mağlup ederek Trump'ı topal ördek konumuna düşürmesi, demokrasiye dünyada ivme kazandıracak gelişme, sağ popülizm için de yıkıcı bir hezimet olarak görülüyor.

ABD'deki 3 Kasım ara seçimlerinin, Demokratların Kongre'nin her iki kanadında çoğunluğu elde etmesiyle sonuçlanması ve Cumhuriyetçilerin ağır yenilgisi nedeniyle Başkan Donald Trump'ın topal ördek (lame duck) konumuna düşmesi, dünya genelinde geniş yankı buluyor.
Avrupa başkentlerinden art arda yapılan açıklamalarda, ABD'deki seçmenin Trump'ı cezalandırdığı ve Demokratların zaferinin dünyadaki sağ popülist dalgayı kırdığı belirtiliyor.
Alman Savunma Bakanı Boris Pistorius, hem Temsilciler Meclisi hem Senato'da çoğunluğu ele etmeyi başaran Demokratları "yürekten tebrik ettiğini" söyledi.
Friedrich Merz başbakanlığındaki koalisyon hükümetinin SPD'li Bakan Pistorius, Berlin'deki Güvenlik Konferansı esnasında yaptığı değerlendirmede Demokratların başarısını "tarihi zafer" olarak nitelendirdi.
Trump'ın görev süresinin iki yıl sonra sona ereceğini, bu nedenle Trump yönetimi ile güvene dayalı iş birliğini sürdürmek durumunda olduklarını ifade eden Pistorius, "Ancak geçmişte olduğu gibi, Demokratlarla da yakın temas arayışında olacağız" dedi.
Bundan sonra yaşanacakların Başkan Trump'ın seçimlerden sonra yapacaklarına bağlı olduğunu belirten Alman Bakan, ABD'nin yıllardır stratejik odağını giderek daha fazla Hint-Pasifik bölgesine ve dünyanın diğer kesimlerine kaydırdığını, bu nedenle her halükarda NATO'nun Avrupa ayağının güçlendirilmesi ve daha Avrupalı bir kimlik kazanması gerektiğini savundu.
ABD'deki seçim sonuçları Federal Meclis'te de büyük ses getirdi. Başbakan Merz'in partisi Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisinin önde gelen dış politika uzmanlarından Norbert Röttgen'e göre ABD seçmeni Donald Trump'ı cezalandırdı.
Donald Trump'ın seçmenlerden, oy pusulalarında kendi adı yazıyormuş gibi oy vermelerini istediğini anımsatan ve "Onlar da öyle yaptılar" diyen Röttgen, "Trump'ı cezalandırdılar ve Demokratlara tarihi bir zafer kazandırdılar" dedi.
Almanya'nın artık Kongre'de güçlü bir müttefike sahip olduğunu belirten Röttgen, Trump'ın en azından seçim sonuçlarını kabul etmiş olmasını olumlu bulduğunu belirterek, "ABD demokrasisi hâlâ sağlam" ifadelerine vurgu yaptı.
SPD'nin Federal Meclis Grubu'nun Başkanı Dirk Wiese ise "Demokratların ezici zaferinin dünya genelinde sağcı popülizme karşı yürütülen mücadeleye umut kazandırdığını" kaydetti.
Wiese, "Seçim sonuçları, dünya genelindeki sağ popülist dalganın kırılabildiğini gösteriyor" dedi.
Bir diğer SPD'li siyasetçi Adis Ahmetovic ise ihtiyatlı konuştu, ABD seçim sonuçları için "Avrupa'yı cesaretlendiriyor" demekle birlikte "dış politikası öngörülemez olan Trump'ın başkan olmaya devam edeceğine" işaret etti.
Yeşiller Partisi'nin Federal Meclis Grubu'nun Başkanı Irene Mihalic, Demokratların elde ettiği zaferin dünyanın dört bir yanında değişime, barış, demokrasi ve hukukun üstünlüğüne ivme kazandırabilecek bir itici güç niteliği taşıdığını söylerken, seçim sonuçlarının dünyaya "otokratların mağlup edilebileceğini" açıkça gösterdiğini kaydetti.
Mihalic, otokratların iktidara gelmesinin en başta önlenmesi gerektiğini de sözlerine ekleyerek, "Şunu açıkça ifade etmem gerek: Trump gibi kişiler ve AfD (aşırı sağcı Almanya için Alternatif partisi) gibi partiler, ancak onlara izin verildiği sürece yıkıcı politikalarını hayata geçirebiliyor" dedi.
Muhalefetteki Sol Parti'nin Eş Başkanı Ines Schwerdtner ise ABD'deki Cumhuriyetçilerin seçim mağlubiyetini "Küresel sağ için yıkıcı bir hezimet" sözleriyle değerlendirdi.
Schwerdtner, "Trump'ın halkın günlük sorunlarına çözüm bulmak yerine saldırgan savaşlar yürüttüğünü, uluslararası hukuku ayaklar altına aldığını, oligark sınıfının çıkarlarına hizmet ettiğini, enflasyona sebep olduğunu ve tüm bunları kışkırtıcı söylemler ve toplumu kutuplaştıran bir siyasetle örtbas etmeye çalıştığını" kaydetti.
Artık insanların bu söylemlere kanmamaya başladığını ifade eden Sol Partili siyasetçi, Demokratlar cephesinde yeni seçilen birçok sosyalistin Kongre'ye girdiğine dikkat çekerek, 2028'deki başkanlık seçimlerinde sol görüşlü bir kadın ABD başkanının seçilebilmesi için kapının aralandığını kaydetti.
ABD'deki seçim sonuçları, Trump yönetiminin desteklediği Almanya'daki aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinde soğuk duş etkisi yarattı.
AfD Eş Başkanı Alice Weidel, "Cumhuriyetçilerin yenilgisinin boyutu dikkat çekici" sözleriyle değerlendirdiği seçim sonuçlarından Trump'ın İran savaşını sorumlu tuttu.
"Bu yenilgi her şeyden önce İran savaşının yıkıcı sonuçlarıyla açıklanabilir" diyen Weidel, Donald Trump'ın seçmenlerine müdahaleci bir dış politika izlememe sözü verdiğini, bunu tutmadığını belirterek, "Bu tutulmayan söz şimdi Cumhuriyetçilerin karşısına dikildi" dedi.
ABD ara seçimleri, dünya başkentlerinde büyük dikkatle izlendi. Siyasi deprem niteliğindeki sonuçlara ilk tepki Başkan Donald Trump'ın her vesileyle İran savaşına destek vermediği için hedef aldığı İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'den geldi.
Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "Dün, Amerikan toplumu yalnızca yoksulluğa yol açan politikalara, nefrete, maço zihniyete, iklim inkârcılığına ve elitlerin ayrıcalıklarına karşı oy kullandı" ifadelerine yer veren, yakından benzer gelişmenin İspanya seçimlerinde de yaşanacağını belirten Sanchez, '"Aşırı sağ dalga artık büyümüyor: çöküyor" sözlerini kaydetti.
Norveç Başbakanı Jonas Gahr ise seçim sonuçlarıyla Amerikan siyasetinde yaşanan rota değişikliğine işaret ederek, "Artık Amerikan siyasetinde, örneğin iklim ve çevre konusunda, dış politika ve kalkınma yardımı politikasında, başkanın ve yönetimin savunduğu çizgiden bize daha yakın sesler ortaya çıkıyor" dedi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın seçim mağlubiyetine, savaş açtığı İran'dan da tepkiler geliyor.
Sosyal medyada "Trump'ın rejim değişikliği hedefiyle başlattığı İran savaşı ABD'de rejim değişikliğine yol açtığı" paylaşımları dikkat çekerken, İran'ın baş müzakereci Muhammed Bakır Kalibaf, sosyal medya paylaşımı ile Amerikan halkının oylarıyla "savaşa hayır" dediğini ifade etti.
"Vicdan mı, geçim derdi mi bilinmez. Amerikalılar SAVAŞA HAYIR dedi ve biz bu mesajı destekliyoruz" ifadelerini kaydeden Kalibaf, Trump yönetiminin yeniden İran'a saldırarak Amerikan kamuoyunu görmezden gelmemesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
İran'ın dini lideri Mücteba Hamaney ise yazılı açıklamasında ABD'nin İran'a düşmanlığının hangi parti iktidarda olursa olsun süreceğini belirterek "en ufak bir teslimiyet eğilimine karşı" uyardı. Hamaney açıklamasında "ABD hegemonyasının sonunu uzak görüyor, biz yakın görüyoruz" vurgusu yaptı.
Kaynak: DW Türkçe



