İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'dan cezaevi nakline "eziyet" tepkisi
Özet haber: Ekrem İmamoğlu'nun Silivri'de yargılanan tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan, Çorlu cezaevinden üç katı mesafedeki Kandıra cezaevine nakledilmesini "eziyet" olarak değerlendirdi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Davası'nın 92'nci günündeki duruşmada, cezaevindeki Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan, Çorlu'dan Kandıra'ya nakledilmesine tepki gösterdi.
Kandıra 1 No'lu F Tipi Cezaevi, Pehlivan'ın duruşmalarının yapıldığı Silivri'ye, Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne kıyasla üç kat daha uzak mesafede. Bu nedenle Pehlivan, Kandıra'ya nakledilmesini "savunma hakkının fiilen kullanılamaz hâle getirilmesi" olarak görüyor.
İstanbul 33'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'ne inşa edilen yeni duruşma salonunda görülen 436 sanıklı davada bu duruma ilişkin beyanda bulunmak üzere söz alan Pehlivan, söz konusu naklin gece saat 03.00 sıralarında gerçekleştirildiğini belirterek "Bunun eziyet olduğunu anlatmak için başka bir kelime bulmak istemiyorum, bulamıyorum. Eziyetini, belirsizliğini, açık görüş hakkımı, kızımı göremememi bir kenara koyuyorum. Bunları bir kenara koyduğumu varsayalım. Bu yolun, mesafenin, arada geçen zamanın nasıl bir eziyet olduğunu en iyi siz ve heyetiniz biliyorsunuz" dedi.
"Ben bu sabah saat üç buçukta, kelepçeli şekilde buraya getirildim" diyen Pehlivan, mahkeme heyetinin Kandıra Cezaevi'ne yazı yazarak duruşmaya getirilmesini istemesine ise teşekkür etti. Pehlivan, "Ben bu yazıdan şunu anladım: Bakanlık beni duruşmadan uzaklaştırmak istedi, heyetiniz beni duruşmaya geri çağırdı" ifadelerini kullandı.
Mahkeme Başkanı ise Pehlivan'a, "Dün cezaeviyle görüştük, bugün sabah da aradık. Her duruşmada bu şekilde getirilmenizin çok sağlıklı olmadığı kanaatindeyiz. Bu durumu çözmek için ilgili cezaeviyle görüşüyoruz" dedi.
Pehlivan ayrıca, tutukluluk ve nakil sürecinde Türkiye Barolar Birliği, baro başkanları, eski baro başkanları ve hukukçulardan gördüğü dayanışma için teşekkür etti.
Avukat Pehlivan'ın beyanının ardından avukat Fırat Epözdemir söz almak istedi. Mahkeme Başkanı, Epözdemir'in bu talebini reddetti. Epözdemir'in konuşmaya devam etmesi üzerine Mahkeme Başkanı duruşmaya ara verdi.
Avukatlar, "Savunma susmadı, susmayacak" sloganları atarak duruşma salonundan ayrıldı.
Ekrem İmamoğlu ise salondan götürüldüğü sırada izleyicilere, "Adaleti öldürmek istiyorlar ama biz inadına yaşatacağız" diye seslendi.
İmamoğlu'nun avukatı Pehlivan, 3 Ekim'de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, cezaevi sevkinin hiçbir "makul, hukuki ve somut" gerekçe sunulmadan yapıldığını belirtirken "Bunun yerine yapılanın 'rutin bir uygulama' olduğu söylendi" demişti.
Pehlivan "İnsanları gece yarısı uykularından uyandırıp dakikalar içinde eşyalarını toplatarak yüzlerce kilometre uzağa götürmek ne zamandan beri rutin? Haftanın dört günü aralıksız devam eden duruşmaların tam ortasında, savunma hakkını fiilen kullanılamaz hale getirecek şekilde başka bir şehre sevk edilmek ne zamandan beri rutin? Adını doğru koyalım: Bu, rutin bir uygulama değil. Bu eziyettir, zulümdür" ifadelerini kullanmıştı.
Gerçekleştirilen sevk nedeniyle kızını göremediğini belirten Pehlivan, "Sevk edilmeseydim, ayda yalnızca bir kez açık görüşte kavuşabildiğim kızımı görecektim. Sevkin özellikle gece yarısı, apar topar yapılmasının amacı bu muydu? Kızımı görmemi engellemek, canımı acıtmak mı istediniz? Merakınızı gidereyim: Vurduğunuz yer acıdı" demişti.
YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, 2 Ekim'de İmamoğlu'nun avukatı Pehlivan'ın sabaha karşı saat 03.00 sularında Çorlu'daki cezaevinden "kimseye haber verilmeden apar topar" Kandıra F Tipi Cezaevi'ne nakledildiğini duyurmuştu.
Emir, "Yangından mal kaçırır gibi yapılan bu gece yarısı operasyonu, işkence ve kötü muamele yasağının, savunma ve adil yargılanma hakkının açık bir ihlalidir. Sadece müvekkilini savunduğu için tutuklanan bir avukata reva görülen bu eziyet açık bir işkence halini aldı. Tüm avukatları, baroları ve meslek odalarını bu hukuksuzluğa karşı net, sert ve güçlü bir tepki koymaya davet ediyorum" ifadelerini kullanmıştı.
İmamoğlu ise "Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi" sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Avukatım Mehmet Pehlivan'a yapılan bu zalimliği tariflemek imkânsız. Bir insanı duruşmaları devam ederken, hiçbir sebep olmaksızın, kötü muamele ve işkence yasağını ihlal edecek bir uygulamayla gece yarısı bir vakitte sürgün etmek nasıl bir devlet anlayışına sığabilir! Avukat olmak, adaleti savunmak nasıl bir suç? Cezaevinde tutuklu olması dahi hukuksuz! Üstüne 'düşman ceza hukuku' işletilmesi!" diyerek tepkisini dile getirmişti.
İstanbul Barosu da Pehlivan'ın Kandıra'ya sevkini "eziyet yasağının ihlali" olarak tanımladı.
İstanbul Barosu'ndan yapılan yazılı açıklamada, "Silivri'de duruşmaları devam eden meslektaşımızın, yargılandığı yerden yüzlerce kilometre uzağa gönderilmesi; duruşmalara katılımını eziyete çevirecek bir tutum olup, savunmaya hazırlanmasını ve avukatlarıyla etkili iletişim kurmasını güçleştireceği açıktır. Tutukluluğun yükünü ağırlaştıran bu uygulama kabul edilemez" denildi.
Adalet Bakanlığının "sevkin gerekçesini, neden gece saatlerinde gerçekleştirildiğini ve ailesi ile avukatlarına neden bilgi verilmediğini derhal açıklaması" gerektiğini belirten Baro, "Üyemiz Av. Mehmet Pehlivan'a yönelik bu eziyete son verilmesini ve duruşmalarının görüldüğü Silivri'deki ceza infaz kurumuna derhal nakledilmesini talep ediyoruz" çağrısında bulundu.
Kaynak: DW Türkçe