Cemil Tugay ve İzmir AKP'ye mi geçiyor?
Özet haber: Cemil Tugay'ın 7 Ekim'de AKP'ye katılacağı iddiası İzmir'i siyasi gündeme taşıdı. Peki bu noktaya nasıl gelindi?
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın 7 Ekim'de AKP'ye katılacağı iddiası geçen haftadan bu yana yoğun bir şekilde tartışılıyor.
Tugay iddialara ilişkin net bir açıklama yapmazken, bu ihtimalin gerçekleşmesi durumunda AKP kurulduğundan bu yana sandıkta kazanamadığı ve sosyal demokrasinin kalesi olarak kabul edilen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına ilk kez transfer yoluyla ulaşmış olacak.
Taraflarca doğrulanmayan geçiş iddialarına göre TBMM'nin yeni yasama yılına başlamasının ardından 7 Ekim günü yapılacak ilk AKP grup toplantısında Tugay'a rozet takılabilir.
DW Türkçe'nin ulaştığı İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkilileri ise iddialara yönelik Tugay'ın bir açıklama yapmayacağını belirtti.
Öte yandan DW Türkçe'nin Tugay'ı tanıyan bazı isimlerden edindiği bilgilere göre Tugay AKP'ye geçmek istiyor ancak oluşacak tepkiden çekindiği için şimdilik bunu erteleyebilir. Aynı şekilde iktidarın da farklı seçenekleri değerlendirdiği, transferin bunlar arasında olduğu ama durumun henüz netleşmediği belirtiliyor.
Bu arada Tugay ile ona yakın olan bazı ilçe belediye başkanlarının da aynı yolu izleyebileceği öne sürülüyor.
AKP açısından İzmir güçlü adaylar çıkarmasına rağmen büyükşehir belediye başkanlığını kazanamadığı bir kent.
Parti 2014'te Binali Yıldırım, 2019'da Nihat Zeybekci, 2024'te Hamza Dağ ile İzmir'de yarıştı; ancak CHP'ye karşı kazanamadı. Tugay'ın katılımı gerçekleşirse yıllardır seçim kampanyalarında önemli bir hedef olarak belirlenen İzmir büyükşehir yönetimine iktidar sandık dışı bir yolla ulaşmış olacak.
CHP ve Yeni Parti açısından ise İzmir, sosyal demokrat siyasetin hem tarihsel hem örgütsel ağırlık merkezlerinden biri. Büyükşehir belediye başkanlığı 2004'ten bu yana kesintisiz şekilde CHP'li isimlerde.
Olası bir transfer, CHP için bu yerel yönetim mirasında yeni bir kopuş; Yeni Parti için ise Özgür Özel'in aday gösterdiği ve başlangıçta birlikte yol yürümesi beklenen bir başkanın iktidar partisine yönelmesi açılarından önemli olacak.
Tugay'ın AKP'ye katılması büyükşehir belediye başkanlığının siyasi aidiyetini değiştirecek ancak iktidara belediye meclisinde çoğunluk sağlamayacak.
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin resmi sitesindeki güncel listeye göre 184 üyeli mecliste Yeni Parti 91 üyeyle en büyük grubu oluşturuyor. CHP'nin 35, AKP'nin 38, MHP'nin 7, BBP'nin bir üyesi bulunurken, Tugay'ın da aralarında olduğu 12 üye bağımsız olarak yer alıyor.
Tugay'ın tek başına katılması halinde AKP'nin üye sayısı 39'a, MHP ve BBP ile toplamı ise 47'ye çıkacak. Yeni Partive CHP'nin toplam 126 sandalyesi bulunuyor.
Dolayısıyla başka geçişler yaşanmadığı sürece bütçe, imar ve belediye taşınmazları gibi meclis kararı gerektiren konularda bu iki partinin tutumu belirleyici olmaya devam edecek.
Tugay'ın olası geçişi, yalnızca bir belediye başkanının parti değiştirmesi açısından önem taşımıyor.
İzmir'in uzun yıllardır sosyal demokrat belediye başkanlarınca yönetilmesi, CHP'deki bölünme ve Tugay'ın geçmişte Özgür Özel'in kurduğu Yeni Parti'ye katılacağını açıklaması gibi hususlar tartışmaya başka boyutlar da ekliyor.
Tugay, CHP üyeliğinden 18 Haziran akşamı istifa etmişti. Kararını, CHP'nin 38. kurultayına ilişkin alınan "mutlak butlan" kararı sonrasında Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin attığı adımlara tepki olarak açıklamıştı.
İzmir İl Başkanı Çağatay Güç'ün görevden alınması ve yerine eski Çiğli Belediye Başkanı Utku Gümrükçü'nün atanması o dönemde kopuşun somut nedenleri olarak gösterilmişti.
Tugay, istifa açıklamasında "bir gün geri dönebilme umuduyla" partiden ayrıldığını belirterek belediye başkanlığını bağımsız sürdüreceğini duyurmuştu. İstifasının hemen ardından ise Özel'in yeni bir parti kurması halinde bu oluşuma katılacağını söylemişti.
Bu tutum, Tugay'ın CHP içindeki ayrışmada Özel'in yanında duracağı beklentisini güçlendirirken, 24 Temmuz'da Yeni Parti kurulduğunda beklenen katılım gerçekleşmedi. Tugay bağımsız kalmayı tercih etti.
Bu süreçte Özel'le ilişkisine dair açıklamaları da tartışma yarattı. Tugay'ın, istifa kararına Özel'in destek verdiğini anlatmasına karşılık Özel, istifaya rıza göstermediğini ve kendisine atfedilen destek sözlerini söylemediğini açıkladı. Böylece başlangıçta dışardan CHP'deki Kılıçdaroğlu yönetimine karşı aynı siyasi itirazın parçası görünen iki isim arasında mesafe oluştuğu kamuoyuna yansıdı.
Tugay'ın Yeni Parti'ye katılmamasıyla birlikte AKP'ye geçeceği iddiaları yaz aylarında yoğunlaşmıştı.
İlk olarak AKP'nin kuruluş yıldönümünde 14 Ağustos'ta rozet takabileceğine ilişkin haberler yayımlandı. İktidara yakın Sabah gazetesinde çıkan bir haberde, Tugay'ın kapalı bir toplantıda Özel'in çevresindeki isimleri eleştirdiği ve Yeni Parti'ye katılmasının mümkün olmadığını söylediği aktarıldı.
Tugay, 13 Ağustos'ta ise geçiş iddialarını reddederek "Şu an bir partiye geçme gibi bir durumum yok" dedi. Tugay, bağımsız kalacağını belirtirken, siyasi geleceği için bazı gelişmelerin netleşmesini beklediğini de ifade etti.
Tartışmayı yeniden büyüten gelişme, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 30 Eylül'de Tugay'ı Beştepe'de kabul etmesi oldu.
Basına kapalı kabulün ardından Tugay, İzmir'in gündemindeki konular ve geleceğine yönelik projeler hakkında Erdoğan'a bilgi sunduğunu açıkladı. Erdoğan ile Tugay'ın görüşmedeki fotoğrafı hem Cumhurbaşkanlığı İletişim'in hem de AKP'nin hesaplarından yayımlanması dikkat çekti.
Mesleği doktorluk olan Tugay, 2019'da CHP'den Karşıyaka Belediye Başkanı seçildi. Büyükşehir adaylığındaki süreçte ise 2023 genel seçim yenilgisinin ardından CHP'de başlayan değişim tartışmalarında Özel'i destekleyen isimler arasında yer alması etkili oldu.
Özel'in 38. Kurultayda genel başkan seçilmesinden sonra İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday adayı oldu ve 2024 yerel seçimlerinde CHP mevcut Başkan Tunç Soyer'le devam etmek yerine Tugay'ı aday gösterdi.
Bu tercih, Soyer'in kurultayda Kılıçdaroğlu'nu desteklemesi nedeniyle cezalandırıldığı eleştirilerine yol açtı.
Özel ise tercihini, kentin sorunlarını doğru tespit edecek, belediyeciliği bilen ve hizmete odaklanacak bir isim arayışıyla açıklarken, Soyer'in yerine Tugay'ın aday gösterildiği ve ilçe belediye başkan adaylarının büyük ölçüde değiştirildiği süreci "Değişim nerede diyenler İzmir'e baksın" sözleriyle savunmuştu.
Bu arada Kılıçdaroğlu'nun Tugay'ı aday göstermemesini Özel'den istediği de o dönemde kulislere yansımıştı.
Tugay, 31 Mart 2024 seçiminde yaklaşık yüzde 49 oyla büyükşehir belediye başkanı seçildi.
Tugay'ın adaylık döneminde en çok tartışılan konulardan biri, Karşıyaka Belediyesi'nin Mavişehir'deki bir taşınmazda bulunan hissesinin Cengiz İnşaat'a satılmasıydı.
Tugay, belediyenin büyük bir parsel içinde küçük bir hissesi bulunduğunu, satışın belediyeye gelir sağlamak amacıyla ve usulüne uygun yapıldığını savundu ve Mehmet Cengiz'le kişisel ilişkisi olduğu iddiasını da reddetti.
Büyükşehir başkanlığı döneminde ise belediye işçileriyle yaşanan ücret ve toplu sözleşme anlaşmazlıkları öne çıktı. 2025'teki grevin ardından Tugay'ın 1030 işçinin işten çıkarılması için süreç başlatıldığını açıklaması, belediyenin mali disiplini ile çalışanların hakları arasındaki tartışmayı büyüttü. Tugay ücret farklılıklarını ve mali yükü gerekçe gösterirken, işten çıkarma yaklaşımı sendikal çevrelerin tepkisini çekti.
Tugay ile ilgili bir başka tartışma konusu Tunç Soyer'in tutuklanması sürecinde yaşandı. Tugay'ın selefi Soyer'le yaşadığı gerilim, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin kentsel dönüşüm projelerini kooperatifler aracılığıyla yürütmesine ilişkin soruşturmayla derinleşti.
Soyer'in tutuklandığı süreçte, soruşturmanın Tugay yönetiminin şikâyetiyle başlatıldığı ve yeni yönetimin kooperatiflerin inşaat çalışmalarını durdurarak projeleri çıkmaza soktuğu iddiaları gündeme geldi. Tugay ise belediyenin savcılığa veya başka bir kuruma şikâyette bulunmadığını belirterek her iki suçlamayı da reddetti.
Kaynak: DW Türkçe